Buyukdinislam.Com
 
*
Selamun Aleyküm, Ziyaretçi Kardeş. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Ekim 06, 2008, 07:14:49 pm


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mustafa Kutlu  (Okunma Sayısı 279 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi Kardeş konuyu incelemekte.
Genel Yönetici
*****



Cömertliği: 575

Offline Offline

Cinsiyet: Bayan

Mesaj Sayısı: 960


« : Şubat 24, 2008, 04:46:47 pm »



Büyülü dünya ve gezgin çocuk
Mustafa Kutlu, 6 Mart 1947'de Erzincan'ın Ilıç ilçesine bağlı Kuruçay nahiyesinde doğar. Çocukluğu, babasının işi nedeniyle dolaşmakla geçer. Bu gezginlik 1953 yılında, babasının emekli olup Erzincan'a yerleşmesiyle sona erer. Çocuk Kutlu, hayatının bu devresinde, yeni yerlerle tanışır. Kemerik'te, "bâkir tabiat ortasında yalnız bir çocuktur." Bir kırevinde oturur, toprakla hemhal olur, börtü-böceğin ismini ezberler. Cebesoy İstasyonu'nda "kara tiren"lere âşık olur. Fırat'ı tanır; karanlık geceleri süsleyen tiren düdüklerini ve kurt ulumalarını. Gazocağı, radyo ve onların büyüsü süsler çocuk dünyasını. Hikâye böyle başlar...

Kütüphaneden futbola

Kutlu, ilk arkadaşlarını yeni taşındıkları Erzincan'da edinir ve onlarla kapıları kitaplara açılan bir dünya kurar. İki arkadaşı vardır: Ercüment ve Çağlayan. Bu arkadaşlarıyla kendilerine göre bir kütüphane kurar; orada, kitap okur, Karagöz oynatır, tiyatro denemelerinde bulunurlar.
Daha sonra Atalay'la tanışır. "Mahallenin tek meşin topu onundur; daha da önemlisi, haftalık Pekos Bil dergisine abonedir." Atalay'ı kaptan yapıp tekkale maç yaparlar. (Meşin top önemlidir çünkü o yıllarda top günümüzdeki kadar yaygın değildir. O yılların çocukları barut torbalarının içini doldurarak elde ettikleri toplarla oynarlar futbolu.)
İlkokul üçüncü sınıfta da savcının oğlu Tunç ile tanışır. Tunç'ta da Kutlu'nun rüyalarını süsleyen kalemlerden bir takım boya kalemi vardır. Hikâye kütüphaneden futbola doğru evrilir...

Zor yıllar; 35 kuruşa sinema, sağ haflık ve Yılmaz abi

Ortaokul ikinci sınıftayken babasını kaybeder. Annesine yardımcı olmak için yazları sebze halinde çalışır. "Karpuz indirir ve kasa başına yüz para olmak üzere domates dizer." Sinemayla da bu yıllarda tanışır. Tercihi yerli filmlerdir. (O günlerde bir filmi 35 kuruşa seyrederler ve film seyredecek sinema salonları vardır). Yine bu yıllarda futbola merak sarar. Mahalli Lig'de futbol oynar (sağ haf). Bu merakı bu güne kadar devam eden Kutlu, Yeni Şafak'ta futbol yazıları yazmakta ve sıkı bir Fenerbahçe'li olarak bilinmektedir. Fenerbahçeli olmasını mahallenin bıçkınlarından "Yılmaz abi"ye borçludur. Yılmaz abi'nin süslü bir bisikleti vardır ve o bisiklete binmek için Fenerbahçeli olmak şarttır. Liseye başladığı yıllarda, kimsenin tesiri olmaksızın namaz kılmaya başlar. Hikâye derinlik kazanır...

Erzurumlu yıllar; Hareketli yıllar

1963 yılında liseyi bitirir. Güzel Sanatlar Akademisi'ne girmek ister, tam kaydolacakken bundan vazgeçer. Güzel sanatlar iyidir ve fakat oranın atmosferi Kutlu'nun bünyesine pek uyacak gibi değildir. Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne kaydolur. Burada yeni ve değişik bir dünya ile karşılaşır; halk kültürünü temsil eden İsmail Usta, Hatem Em(m)i, Meddah Behçet Efendi ve sahasında kendini ispatlamış Orhan Okay, Kaya Bilgegil, Niyazi Akı, Selahattin Olcay gibi hocalarla tanışır. Resim merakı bu yıllara kadar devam etmiştir. İki arkadaşıyla birlikte Halk Eğitim Salonu'nda bir resim sergisi açar.

"O"

Bir gün Orhan Okay Hoca'nın odasında Hareket dergisinin sahibi Ezel Erverdi'yle karşılaşır. Bu karşılaşma Mustafa Kutlu'nun yeni ufuklara açılmasını sağlar çünkü Ezel Erverdi, Mustafa Kutlu'dan "desensiz mesensiz" diye eleştirdiği Hareket'e desen göndermesini ister. Gönderilen ilk desen Hareket'in 28. sayısının kapağında yayımlanır. Fakat, Kutlu'nun bu dergide daha çok hikâyeleri yeralır (öne çıkar). Uzunca bir süre, desenleri ve özellikle de hikâyeleri bu dergide gözükür. Yayımlanan ilk hikâyesinin adı "O..."dur. (Hareket sayı: 29 Mayıs 1968).

Kısa süren memuriyet

Üniversiteyi 1968 yılında bitiren Kutlu, 1969 yılında, Erzincan'da Sevgi Hanım'la evlenir. Evlilikle beraber mesleğine, öğretmenliğe başlar. Tunceli ve İstanbul Vefa Poyraz Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yapar. 1974 yılında öğretmenliği bırakır. 1979-1982 yılları arasında Hareket'in yazıişleri müdürlüğünü yapar. Kutlu'nun hikâyeleri, desenleri ve diğer yazılar Hareket'in yanısıra, Adımlar (Bu dergide şiirleri de vardır, 1970-1972), Düşünce, Hisar, Türk Edebiyatı, Yönelişler gibi dergilerde yayımlanır. Bu yıllarda hikâyeleri kitaplaşmaya devam eden Kutlu, Yoksulluk İçimizde (1981) ve Ya Tahammül Ya Sefer (1983) ile Türkiye Yazarlar Birliği tarafından "Yılın Hikâyecisi" seçilir. Hikâye yazılmıştır...

Hareket'ten Dergâh'a; İçimizdeki yoksulluktan Sır'ra

Bunların yanısıra Kutlu, 1977'de kurulan Dergâh Yayınları'nda da çalışmaktadır. Bu yayınevinin yayımladığı sekiz ciltlik Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi'nin 2. cildinden itibaren yayım yönetimini üstlenir, bu ansiklopediye maddeler yazar. Bir taraftan da yayımlanan birçok kitabın kapak tasarımını yapar, çeşitli kitapların hazırlanmasına katkısı olur, öte yandan da hikâyelerini yazmaya ve yayımlamaya devam eder. Kendi ifadesine göre hikâyelerini bir oturuşta; kahvehanelerde yazar. Yazdığı hikâyelere daha sonra müdahale etmeyi sevmez.

Dergah'ın doğuşu

1990 yılında, arkadaşlarıyla, Sultanahmet'teki Derviş Çay Bahçesi'nde bugün yüzüncü sayıyı aşmış olan Dergâh dergisinin çıkmasını kararlaştırırlar. Kutlu, bu derginin yazıişleri müdürü olur. Yazıları ve hikâyeleri bu dergide de yayımlanır. Dergi ve yayınevi işlerinin yanısıra Kutlu, İstanbul gezmelerinde bulunur (10 yıl) ve bu gezilerde edindiği intibaları Zaman gazetesinde, önce "Bir Demet İstanbul" (1992) daha sonra da "Şehir Mektupları" (1993) başlığıyla yayımlar. Onunkisi yaşayan İstanbul'a, İstanbul'un problemlerine naif bir bakıştır ve "Şehrimizi tanımadan kendimizi, birbirimizi tanımamız zor"dur. "Hele sevmek büsbütün müşkül"dür. Bu yazıların bir kısmını "Şehir Mektupları" adıyla kitaplaştırır (1995).

Gazeteci, yazar ve televizyoncu

Kutlu, gazete yazılarına Yeni Şafak'ta devam eder. Yeni Şafak'ta yazdığı futbol yazıları yüzünden ilginç tepkiler alır. O hikâyeci Mustafa Kutlu'dur ve bazı okuyucuları futbol yazılarına devam etmesi halinde kitaplarını yakacaklarını bildirirlerse de bu yazıların devam ettiğini görürüz. Ekrem Işın ile beraber Kanal 7 Televizyonu'nda "İstanbul Tekkeleri" adıyla bir program yapar. (Kutlu, Kanal 7'de danışmanlık da yapmaktadır.) Büyük emek verdiği ve "Çölde açılan bir şemsiye" olarak nitelediği Dergâh dergisindeki yönetimiyle Türkiye Yazarlar Birliği tarafından "En İyi Dergi Yönetimi"yle ödüllendirilir (1997). Son zamanlarda eski sevdası resme yeniden başlar. Ve hikâye burada bitmez...

« Son Düzenleme: Mart 21, 2008, 08:12:11 pm Gönderen: NosracH » Logged

İslam Dostu
Robot Yönetici
*****
Offline Görevli

Mesajlar: 3478


View Profile
Re: Mustafa Kutlu
« Gönderildi: Ekim 06, 2008, 07:14:49 pm »

 
      uyari
Değerli kardeşim sitemize hoşgeldiniz.Siz de sitemize bir katkıda bulunmak için lütfen üye olunuz.Bizler de sayenizde bilgilenelim inşaAllah.Yüce Allah günahlarımızı affetsin.[Allahumme Amin]

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Mustafa Kutlu
Logged
Buyukdinislam.Com
« : Şubat 24, 2008, 04:46:47 pm »

 Logged
Üst Düzey Yönetici
*****



Cömertliği: 349

Offline Offline

Cinsiyet: Bayan

Mesaj Sayısı: 1543

Allah'ım Beni Bana Bırakma..!!


« Yanıtla #1 : Mart 19, 2008, 06:15:52 pm »

Bilmiodum önceden açıkcası Sağol Gamze öğrenmemize vesile olduğun için (:
Logged

Kâfir - Siz, bakılınca görülemeyecek kadar geri bir mazisiniz!

Mümin - Biz, gerçekten, bakılınca görülemeyecek kadar ileri bir istikbâliz!
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 1.062 Saniyede 26 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.032s, 3q)