BÜLBÜLÜN DİLİNDEN GÜLCE
Bir tebessüm bırak git yaralı yüreğime
Varlığın en az yokluğun kadar acı
Dinmeyecek fırtınaysa, boransa eğer bu sancı
Dokunma hakikate dokunma, üzme…
Bilinmez bu şeb-i Yelda
Doğacak hangi güneşe hasret
Bilinmez kâinata sığmayan bu sevda
Gözlerinden uzak, hangi şehirde gurbet
Bak her gece bir şafakla biter
Uyku bilmez gözlerle edilen dualarla dildeysen
İnadına kefaretsiz bir yemindeysen
Bütün senli şiirleri ateşsiz yak da git
Git bir tebessümün bir ömür yeter
Ruh beden muhtaçsa bu kadar
İstemem gelmesin en sevdiğim bahar
Çıkış yoksa…
Kapanmaz dediğim kapılar
Suratıma ansızın sıra sıra çarpıldıysa
İstemem dönmesin
Doğrudur sevdiğim bütün yanlışlarla
Zaten benden gidememişsin…
Belki bir vakit Türküler
Sana dair bütün sırları
Dudağımda müebbet yatan adını
Bir sabah yağmurunda döker
Bülbülün dilinden gülce
Gönlünü vermeden işitemeyeceğin bir seste
Fısıldayıverir, sana bizi seslenir türküler…