 |
 |
 |
|
tHe sLave
Site Sahibi
    
Cömertliği: 2979
Online
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 2947
'En Büyük Sloganım Bu, Daimen: ALLÂH-U EKBER!'
| |
 |
 |
 |
|
 |
« : Ağustos 09, 2007, 10:38:10 am » |
|
Selamun Aleyküm kardeşlerim.
Bu başlık altınada "Dinimizin Direği" ve "Gözümüzün Nuru" olan Namaz'dan bahsedeceğiz.Değişik kaynaklardan eklemeler yapmadan önce ben de bu konu hakkında bir kaç acizane yorum yapmak isterim.
Öncelikle şunu belirtiyim ki ben de namaza başlayalı uzun zaman olmadı.Ama içimde hep vardı namaz kılma isteği...Şükürler olsun Rab'bime bana bu yaşımda namaz kılmayı nasip etti.Namaz'a asla kimsenin zorlamasıyla başlamadım.Bir gün yine bilgisayar başında oturuyodum ki ikindi ezanı okunmaya başladı.Bir anda aklıma geldi namaz...Kalk Çağrı dedim.Bilgisayara saatlerini ayırıyosun da Rab'bin sana 5 vakit randevu vermiş neden o randevulara 10ar dakikanı ayırmıyosun dedim.Kalktım abdestimi aldım ikindi namazını kıldım ve o günden itibaren namazlarımı aksatmamaya çalıştım.Arada kaçan namazlarım da oldu ama onları da kaza ettim.Çünkü biliyorum namazdan kaçış yok, ölümden kaçış yok, hesaptan kaçış yok...
Kendimden bahsettim birazcık, biraz da çevremdeki insanlardan ve insanların genelinden bahsedeyim.Kendini dünya hayatına kaptırmış o kadar çok tanıdığım var ki...Nerden başlasam nasıl izah etsem size bilemiyorum.Allah'ın varlığına ve birliğine inandıkları halde bir türlü namazlarını kılmayan aksine bir gayrimüslim hayatı yaşayan insanları hepiniz bilirsiniz veya bu yazıyı okuyan kardeşlerim içinde de böyle kişiler olabilir.Amacım kimseyi küçük düşürmek değil.Bir zamanlar ben de öyleydim bunu inkar edecek halim de yok.Benim tek isteğim gerçekleri sizlere anlatabilmektir.Bir örnek vermek istiyorum.Bir devlet memuru düşünün, sıradan bir devlet memuru...Üstünde makam olarak o kadar çok insan vardır ki buraya yazmak bayağı bir zamanını alır insanın.O yüzden ayrıntılara hiç girmeye gerek yok.Gelelim memurumuza; evinden çıkmadan önce traşını olmak, takım elbisesini giymek, kıravatını takmak zorundadır.Çünkü kural böyledir.Kurallara uymazsa ne olacağını hepiniz hayet iyi bilirsiniz.Bu memurumuz işine düzgün bir şekilde gitti diyelim bütün kurallara uyuyo.Amiri geldi dedi ki bana şu şu dosyaları şu saatte şu şekilde getir.Memurun bu emire itaat etmemesi gibi birşey düşünülebilir mi?Hele de bu memurumuz fakir bir ailenin çocuğu ve kendi ailesini geçindirmeye mecbur bir insan ise.Tabiki amirine itaat etmemesi düşünülemez.Sabahtan beri ne anlatmak istiyorum şimdi ona geleceğim.
Bir insan düşünün, Rab'bi ona demiş ki : "Kulum sen namazını kıl, orucunu tut, zekatını ver insanlara iyilik yap... Biz de seni Cennet'e koyalım."Allah bütün kullarına emretmiş bunları değil mi?Bunları yapalım ki Allah'ın rızasını kazanalım, bunları yapalım ki Allah'ın Cennet'ini kazanalım...Bunları istemeyen bir insanın ben aklından şüphe ederim.Günde 1 saatimizi ayırıp namazımızı neden eda etmiyoruz ki?Bir cumhurbaşkanı bir başbakan bir milletvekili görünce önümüzü ilikliyoruz, ellerimizi bağlıyoruz, karşısında saygıya geçiyoruz da Rab'bimiz için neden aynı şeyleri yapmıyoruz...
Sizi daha çok sıkmak istemiyorum kardeşlerim.Bu yazıyı okuyan okumayan bütün kardeşlerimden Allah razı olsun.Vaktinizi ayırıp bu aciz kardeşinizin yazısını okuduğunuz için çok teşekkür ederim.İnşallah sizlere bir faydam dokunmuştur.İnşallah bu yazıyı okuyan herkes namazına başlar.
Dualarınızı birbirinizden eksik etmeyin.Allah'ın selamı üzerinize olsun. ==> TrapeaK <==
Not: Namaz ile ilgili sorularınızı bu başlıkta sorabilirsiniz...
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 27, 2007, 06:16:33 pm Gönderen: NosracH »
|
Logged
|
|
|
|
|
İslam Dostu
|
Değerli kardeşim sitemize hoşgeldiniz.Siz de sitemize bir katkıda bulunmak için lütfen üye olunuz.Bizler de sayenizde bilgilenelim inşaAllah.Yüce Allah günahlarımızı affetsin.[Allahumme Amin]
Anahtar Kelimeler: Dinimizin Direği Gözümüzün Nuru [Sorular & Cevaplar]
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Buyukdinislam.Com
|
 |
« : Ağustos 09, 2007, 10:38:10 am » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
 |
 |
 |
|
tHe sLave
Site Sahibi
    
Cömertliği: 2979
Online
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 2947
'En Büyük Sloganım Bu, Daimen: ALLÂH-U EKBER!'
| |
 |
 |
 |
|
 |
« Yanıtla #1 : Ağustos 09, 2007, 10:46:49 am » |
|
Namaz Nedir?
İslam'da namaz Peygamber Muhammed (s.a.v.)'e vahiy suretiyle anlatılmış, sınırları ve şekli belirlenmiş özel bir ibadettir. Biçimindeki herhangi bir değişiklik onu hükümsüz kılar. Namaz, formal olduğu kadar, bütün müslümanlara farz kılınmış bir disiplindir. Onu mü'minlere mecbur kılmakla İslam, mensuplarını disipline etmeyi amaçlamış ve Allah'ın varlığının sonsuz bilincini korumuştur. Namaz, zamanı bölümlere ayırarak müslümanı sağlıklı ve düzenli bir hayata alıştırır. Temiz suyla alınan abdestle o, tazeleyici ve temizleyici bir ameliye olarak kabul edilir. Ayağa kalkma, diz çökme, secde ve oturma değişimleriyle, aynı zamanda vücut içinde bir egzersiz görevi görür . Namaz maddi ve manevi itminanı ve ruhi hazzı beraberinde getirir. Zihni günlük işlerden uzaklaştırmak,
Allah'a ve O'nun emirlerine ve varlığına konsantre olmak, kendini mutlak ve evrensel hükümdarlığa yükseltmektir. İbadet eden kişi, bu gibi uygulamalarla hayata ve onun problemleriyle karşılaşmaya öncekinden daha hazır olarak çıkar. Namazın mahiyeti, dini ibareler yoluyla akla gelen fikirler, insanı arzu dolu kılar; onu hayırlı işlere yöneltir; kötüden kaçınmaya, dünyayı iyilikle doldurmaya olan azmini güçlendirir. Nihayet cemaat halinde eda edildiği zaman, aynı saftaki müslümanı sosyal ve siyasi eşitliğe, evrenselliğe, kardeşliğe ve diğer kardeşleriyle ilgilenmeye, onları desteklemeye teşvik eder.
Kainattaki bütün varlıklar; güneş, çayır, çimen, ağaçlar, zikir halindedir. Sürü halinde uçan kuşlar, dağlar, taşlar keyfiyeti bize meçhul bir tesbihat ile Allâh'a kulluk ederler. Bitkilerin ibadeti kıyam halinde; hayvanlarınki rükû halinde; cansız olarak isimlendirilen nesnelerinki de yere kapanmış vaziyette, yani secde halindedir. Sema ehlinin durumları da böyledir. Meleklerin bir kısmı kıyamda bir kısmı rükûda, bir kısmı secdede bir kısmı da tespih ve tehlil'de... Ancak Allah'ın mü'minlere bir miraç olarak ikram ettiği namaz ibadeti ise bütün ibadetlerin camî (tamamını bünyesinde barındıran) bir muhtevadadır. Dolayısıyla gerçek namaz kılanlar yerde ve gökte tüm varlıkların yaptığı ibadeti içine alan bir ibadet yapmış olurlar.
Peygamber (s.a.v.) buyurdular ki:Namaz, yüce ve büyük olan Allah'ın rızasını kazandırır. Meleklerin sevgisine nail eder. Peygamberlerin yoludur. Mârifet nurudur. îmanın aslıdır. Duanın icabetine vesiledir. Amelleri makbul kılar. Rızka bereket getirir. Vücuda rahatlık verir. Düşmanlar üzerine silahtır. Şeytanı uzaklaştırır. Ölüm meleği ile musallî arasında şefaatçidir. Kabirde kandildir ve orada yaygıdır. Münker ve Nekir meleklerine cevaptır. Kıyamete kadar kabirde can yoldaşıdır. Kıyamet günü olduğunda namaz kılanların üzerine bir gölgeliktir. Başına taçtır. Bedenine elbisedir. Önünde giden nurdur. İnsanlarla arasına getirilen bir perdedir. Rableri huzurunda mu'minlerin hüccetidir. Mizanda ağırlıktır. Sıratta geçiştir. Cennete anahtardır. Çünkü namaz tesbihtir, hamttır, tâzimdir, kırât ve duadır. Hasılı faziletli amellerin tümü, vaktinde kılınan namazdadır. (Tenbîhü'l-Gafilîn, 293)
Namaz Nasıl Farz Kılındı?
Farzlar, Hazret-i Peygamber - sallâllâhü aleyhi ve sellem-'e Cebrâil vasıtasıyla bildirilmiştir. Fakat beş vakit farz namaz, bunlardan ayrı olarak mirâc gecesi bizzât Cenabı Hak tarafından Âlemlerin Efendisi'ne bir hediye kabîlinden takdim buyurulmuştur. Başlangıçta elli vakit olarak farz kılınan namaz, Musâ -aleyhisselâm-'ın semâda Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-'e ;"
- Yâ Rasûlallâh! Ben, senden evvel İsrâîl oğulları'nda tecrübe ettim. Elli vakte senin ümmetin de güç yetiremez!"
şeklindeki tavsiyesi dolayısıyla Rasûlallâh -sallâllâhü aleyhi ve sellem-, o gece Cenâb-ı Hakk'a beş defa mürâcaat ve münâcat eyledi. Nihayet namaz beş vakte indirildi.
Hazret-i Mûsâ, Peygamber Efendimiz -sallâllâhü aleyhi ve sellem-'e ;"
- Buna da güç yetiremezler!" dediyse de Rasûlallâh -sallâllâhü aleyhi ve sellem-;"
- Bundan başka tenkîsi Rabbimden istemeye hayâ ederim." diyerek beş vakitte karar kıldı.Ancak Cenâb-ı Hak, Hazret-i Peygamber - sallâllâhü aleyhi ve sellem-'in duâsı bereketiyle merhamet eyleyip namazı beş vakte indirmenin yanında o vuslat gecesi olan mirâcda Resûlü'ne şu müjdeyi de lütfetti:"Ey Resûlüm! Benim katımda söz asla değişmez. Bu beş vakit namazın karşılığında sen, elli vaktin ecrini alacaksın." (İbn-i Mâce, İkâmetü's salât, 194)
Hazret-i Peygamber - sallâllâhü aleyhi ve sellem-, ümmetine bu beş vakit hususunda şöyle buyurur:Allâh Teâlâ buyurdu ki; "Senin ümmetine beş vakit namazı farz kıldım. Kendi katımda verilmiş bir söz vardır. Kim o namazları tam vaktinde kılarsa, onu mutlaka cennete sokacağım. Kim de o namazları korumazsa, katımda ona verilmiş hiçbir söz yoktur."(İbn-i Mâce, İkâmetü's salât, 194)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
 |
 |
|
Üst Düzey Yönetici
    
Cömertliği: 347
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 1541
Allah'ım Beni Bana Bırakma..!!
| |
 |
 |
 |
|
 |
« Yanıtla #4 : Ağustos 20, 2007, 02:13:08 pm » |
|
Namazla alay edilmez Sual: Bir hoca, �Müslümanlık, sadece yatıp kalkmak değildir, namazdan başka yapılacak çok iş vardır� dedi. Namaz için yatıp kalkmak tabiri uygun mudur? CEVAP Uygun değildir. Kelam, mantık ve matematiğe dair eserleri de olan büyük âlim Sarı Lütfi denilen Tokatlı Molla Lütfi, bir dersinde, insanların doğru namaz kılmadıklarını bildirmek için, (Bizim kıldığımız namaz, yatıp kalkmaktan başka şey değildir) demiş. Onu çekemeyen muhalifleri, (Namaz için yatıp kalma tabirini kullandı) diyerek şikayet etmişler, yatıp kalkmak tabiri namazı önemsiz görmek kabul edildiği için Hatibzade Muhyiddin efendinin verdiği fetvaya istinaden mahkeme neticesinde Sultanahmet meydanında idam olunmuştur. (1495)
Yavuz Sultan Selim Han, Ahmed ibni Kemal paşaya "Tokatlı Molla Lütfi hocanız imiş. İlmi, irfanı yüksek, değerli, dört başı mamur bir ilim adamı iken idamına sebep ne oldu?" diye sordu. Kemal Paşazâde, "Hocam haset belasına uğradı. Tam bir âlim, kâmil, salih, dindar bir kişi iken, düşmanları haset ettiler, namaza önem vermiyor diyerek katline sebep oldular" dedi.
Şakadan da olsa, başka bir niyetle de olsa, namaza yatıp kalkmak dememelidir. Namazı doğru kılanın her işi düzgün olur. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Namaz, münker ve fahşadan [edepsizlikten, akla ve dine uymayan her türlü kötülükten, her türlü günahtan] alıkoyar. Çünkü zikrullah [Namaz kılmak] elbette en büyüktür ibadettir.) [Ankebut 45 Beydavi]
Bir genç, namaz kılar ve her türlü kötülüğü de yapardı. Bu gencin durumunu Resulullaha bildirdiler. Peygamber efendimiz, (Bir gün gelir namaz, onu diğer günahlardan alıkoyar) buyurdu. Aradan çok zaman geçmedi. O genç günahlarına tevbe etti, iyi hâl sahibi oldu. Bu bakımdan namazı doğru kılmalıdır!
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet, namazdır. Namazı düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir. Namazı düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez.) [Taberani]
(Allahü teâlâ buyuruyor ki, "Söz veriyorum ki, namazlarını vaktinde, doğru olarak kılana azap etmem, onu sorgu-suale çekmeden Cennete koyarım") [Hakim]
(Namazı doğru kılanın, ağaçtan yaprakların döküldüğü gibi günahları dökülür.) [İ.Ahmed]
Doğru kılınan namaz, bütün kötülüklerden uzaklaştırır. Yani insan namazı doğru kılarsa, dine tam uymuş olur. Dine tam uyan da, hiç bir kötülüğü işlemez, ayrıca dinimizin emrettiği iyi işleri yapmaya çalışır. Namaz gibi çok önemli bir ibadet için yatıp kalkmak tabiri kullanılmamalıdır!
|
|
|
|
|
Logged
|
Kâfir - Siz, bakılınca görülemeyecek kadar geri bir mazisiniz!
Mümin - Biz, gerçekten, bakılınca görülemeyecek kadar ileri bir istikbâliz!
|
|
|
 |
 |
 |
|
Üst Düzey Yönetici
    
Cömertliği: 347
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 1541
Allah'ım Beni Bana Bırakma..!!
| |
 |
 |
 |
|
 |
« Yanıtla #5 : Ağustos 20, 2007, 02:13:58 pm » |
|
(Kasten [mazeretsiz] namaz kılmayanın diğer amellerini Allahü teâlâ kabul etmez. Tevbe edinceye kadar da Allah�ın himayesinden uzak olur.) [İsfehani]
(Beş vakit namazı terk eden, Allahü teâlânın hıfz ve emanından mahrum olur.) [İbni Mace] (Namaz kılmayanın Müslümanlığı, abdest almayanın namazı yoktur.) [Bezzar]
(İman ile küfür arasındaki fark, namazı kılıp kılmamaktır.) [Tirmizi] (Namaz kılmayanın dini yoktur.) [İbni Nasr]
(Bizimle kâfirlik arasındaki fark namazdır. Namazı terk eden kâfir olur.) [Nesai]
(Namaz, imanın başı ve Cehennemden kurtarıcıdır.) [Miftah-ul-Cennet]
Ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki: En büyük günahı işleyen de kâfir olmaz. Tembellikle namaz kılmayana kâfir denmez. Fakat namaz, çok önemli olduğu için, namaz kılmayanın imanla ölmesi kolay değildir. Namaz kılmayanın kalbi kararır, diğer günahları işlemesi kolaylaşır. Günahlar da insanı küfre sürükler.
|
|
|
|
|
Logged
|
Kâfir - Siz, bakılınca görülemeyecek kadar geri bir mazisiniz!
Mümin - Biz, gerçekten, bakılınca görülemeyecek kadar ileri bir istikbâliz!
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|