Buyukdinislam.Com
 
*
Selamun Aleyküm, Ziyaretçi Kardeş. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Eylül 07, 2008, 02:25:01 am


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: İki Kahraman Mücahid  (Okunma Sayısı 98 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi Kardeş konuyu incelemekte.
ebuammar
İslâm Yolunda
*


Cömertliği: 54

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 35


« : Haziran 18, 2008, 08:55:41 am »

İKİ KAHRAMAN MÜCAHİD
Serhan ve Suveyriki


Ebu Muhammed el-Makdisî


 İki kahraman mücahid… Süleyman Serhan ve arkadaşı İmran Suveyriki… Yahudi sınırında “el-Aynu’s-Sahira” bölgesinde Arap ordusu tarafından öldürüldü.

          İki kahraman mücahid… Allah sana rahmet etsin ey Süleyman! Ve Süleyman’ın arkadaşı Suveyriki… Allah sana da rahmet etsin…

          Tağutun hükmüne boyun eğmeyi ve onun tarafından sindirilmeyi asla kabul etmediniz. Her gün Filistinli kardeşlerimize karşı uygulanan gerçek teröre, onların yurtlarının yıkılmasına ve öldürülmelerine ilişkin medyada yayınlanan görüntülere tahammül edemediniz. İki arkadaş birbirinize söz verdiniz. Ve vatan hainlerinin (Filistin devletine bağlı askerler) beklediği nöbet beklediği sınırdan gizlice girmeye karar verdiniz. Onlar güya silahlarını Yahudilere, sırtlarını ülkelerine dönerek ülkelerini koruduklarını zannediyorlar, aslında silahlarını bu ülkenin evlatlarına doğru çeviriyor, dostları ve kardeşleri olan Yahudileri de arkalarına alıyorlar. Fakat buna rağmen maymun ve domuzların kardeşleri Yahudilerle savaşma emellerinizi engelleyemediler.

          Kim bilir kaç kez evlerinizi bastılar, annelerinizi, babalarınızı korkuttular, sizi tevhid inancınızdan, davanızdan ve cihadınızdan dolayı tutukladılar. Kim bilir onların hapishane ve zindanlarında ne kadar kaldınız ve kim bilir oralarda size ne eziyetler ettiler...

          Zindana girmene sebep olan ilk suçun(!) onların krallarına ve yönetim sistemlerine dil uzatmandı ey sevgili kardeşim Süleyman! Mahkeme seni üç yıl hapse mahkum etti. Orada onlara asla boyun eğmedin. Zindanlar senin ancak tevhid davasına olan bağlılığını ve tağutlardan beraatini artırdı. Seni gören herkes, hapishanede ve işkence altında bile bir muvahhidin nasıl onuruna sahip çıkabileceğine şahid olmuştu. Bu yüzden kısa zindan hayatın süresince tek bir zindan da kalmadın. Aksine seni bu kısacık sürede üç zindan arasında oradan oraya taşıyıp durdular. Sonuncusu aslında ülkenin güneyinde idi. Kendilerinin de itiraf ettikleri gibi tevhidi açıkça ilan etmen, tağutların askerlerine karşı düşmanlığını haykırman, onlara ve küfür sistemlerine boyun eğip teslim olmamandan dolayı ceza olarak seni kuzeye yerleştirdiler.

Senin hayatının başlangıcı böyleydi… Sonu da böyle oldu… Daima tevhid üzerinde kaldın, dinin karşılığında dünyadan razı olmadın, öldürüldüğün güne kadar rezillik dilenmedin, hep başı dik ve onurlu yaşadın. Yahudi sınırından geçtiğinizi askerler farkettiği zaman onların tehditlerine boyun eğmedin. Arkadaşınla beraber sürünerek geri çekilmeyi ya da durmayı reddederek arkadaşına şöyle dedin:


"Asla geri çekilmeyeceğim. Ben buraya şehadet için geldim."

           Aynen hayatının bütününde onların küfürlerine, azgınlıklarına, zindanlarına ve işkencelerine karşı boyun eğmeyi kabullenmediğin gibi açtıkları ateşten korunmak için yüz üstü yere yatmayı da kabullenmedin. Daima tevhidini ilan etmenin, onlardan beri olmanın, yüzlerine karşı kafir olduklarını haykırmanın onuru ile hep mağrur yaşadın. Seni ve enişten A”ssam el-Tumuni’yi” hatırlıyorum. Enişten Kabil’de solcu ABD yandaşları öldürülmüştü. Allah kendisine rahmet etsin. Sende buradaki Amerika yandaşları tarafından öldürüldün.

           Sizler “Keşfu-n Nikab an Şeraiti-l Gab” ve “Nakdu-d Dusturi-l Urduni” isimli eserleri ilk basan kişilersiniz. Tağutların kanunlarına aldırış etmeksizin onları gençler arasında yaydınız. Hapsedildiniz... İşkence gördünüz... Üzerinize baskılar uygulandı. Ülkede üzerindeki baskıların artması sonucu enişten kendi mücadele alanına döndü. Ve sen de kendi ortamında kaldın. Lisanı halin sanki şöyle diyordu:


“Küfürden beraatimi kanım ile yazmışım,
Bedeli öz yurdum da gurbet vari kalmışım...”

          Çünkü sen, başkalarının yaptığı gibi, kafirlerin küfrüne razı olmak ve onların batıllarına boyun eğmek yerine hapishaneyi tercih ettin...  Arkadaşlarının da şahit olduğu gibi hayatının son gününde de onlardan ve açtıkları ateşten korkarak eğilmeyi kabullenmedin. Hedefinden oldukça uzak olmana rağmen silahını onlara çevirdin, hedefin yahudilerdi fakat onların destekçileri, yahudilere kendi göğüslerini siper ettiler. Ve böylece Allahu Tealâ, daha önce hapishanelerde sana işkence ve eziyet edenlerle karşılaşmayı nasib etti. Ancak senin asıl hedefin Yahudilerdi. Ve sen her zaman “Yahudilerle onlar arasında ne fark var, onlarda Yahudilerin kardeşleridir” derdin. Şu ayete dayanarak onların kafir olduklarını hep delil getirmez miydin?

           “Münafıklık etmekte olanları görmüyor musun ki, onlar kitap ehlinden küfre sapan kardeşlerine derler ki; -Andolsun ki eğer siz (yurtlarınızdan) sürülüp çıkarılacak olursanız, biz de sizlerle birlikte mutlaka çıkarız ve size karşı olan hiç kimseye hiçbir zaman itaat etmeyiz. Eğer size karşı savaşırlarsa elbette size yardım ederiz.”(59, Haşr/11) 

          Onlar daha önce gizli ve açık Yahudilerin istihbarat birimlerine ve diğer kurumlarına yardım ettikleri gibi sana karşı bugün de bizzat Yahudi askerlerine yardım ettiler.

 Silahın senin bir parçan gibi idi. Sanki sen ona, o da sana tutkundu… Onunla her buluştuğunda ve düşmanlarına karşı onu çevirdiğinde sanki sağnak gibi kurşun yağdırırdın üzerlerine. Sanki lisanı halinle şöyle der gibiydin:


“Vuslat hasretiyle yanarken ruhum
Cihad meydanlarında olmak sururum
Ben savaşta bir afet, bir acı rüzgar
Yanımda bir eski dost, bir vefalı yar
Can düşmanlarıma, kan kusturmuştu
Bir anda sardı bizi, bir kutlu muştu
Eşim, dostum yetmez, tüm alem duysun
Vuslat vakti geldi, davullar vursun
Satın aldım canını, dedi bir ulu seda
Biçilmez böyle cana, cennetten başka paha...”

          Sen nasıl hayatın boyunca tevhid bayrağını yükseltmişsen, Yüce Allah’tan seni ve arkadaşını en yüce mertebelere yükseltmesini, şehitlerin köşkleri altında sizleri rızıklandırmasını diliyorum. (Allahumme Amin)

          Düşmanlarına karşı haykırdığın son sözlerin onları adeta helak etmişti. Sözlerin sanki onlar üzerinde kurşunlarından daha etkiliydiler. Kafirlerin sistemleri ve kralları hakkında sarfettiğin o sözler suçlarının(!) listesinde yazıyor. Yazıyor ki, yaşarken onlarla muhakeme edildiğiniz gibi, öldükten sonrada onlarla muhakeme edilesiniz...

          Bu olaydan kurtulan iki kardeşimizin yargılandığı devlet güvenlik mahkemesindeki  listede şu suçlar yer alıyor:

          “Suçlular sınır nöbetindeki askerler üzerine ateş etmeye devam ettiler. Suçlulardan davalı Süleyman Serhan ile İmran Suveyriki sürekli şu sözleri tekrar ediyorlardı: “Allahu Ekber”, “Kahrolun ey kafirler”, “Siz Yahudilerin hamisisiniz”, “Ey Tağutlar”…  Bunun sonucunda ilk iki suçlu vuruldu ve her ikisi de (Süleyman Serhan ve İmran Suveyriki) öldü.

          Sen ve arkadaşın huzur içinde yatın ey kardeşim! Zaten onların, uğruna dinlerini sattıkları, halklarına ihanet ettikleri bu hakir dünyayı hiçbir zaman istemediniz. İnsanların Rabbin huzurunda buluşacakları, arkadaşının ve senin onlardan davacı olacağın güne kadar huzur içinde uyuyun. Kafirlerin hain cinayetlerinden, kutsal hükümler ve Allah’ın mizanı altında davacı olun.
« Son Düzenleme: Haziran 18, 2008, 06:59:48 pm Gönderen: Serenity » Logged
İslam Dostu
Robot Yönetici
*****
Offline Görevli

Mesajlar: 3334


View Profile
Re: İki Kahraman Mücahid
« Gönderildi: Eylül 07, 2008, 02:25:01 am »

 
      uyari
Değerli kardeşim sitemize hoşgeldiniz.Siz de sitemize bir katkıda bulunmak için lütfen üye olunuz.Bizler de sayenizde bilgilenelim inşaAllah.Yüce Allah günahlarımızı affetsin.[Allahumme Amin]

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İki Kahraman Mücahid
Logged
Buyukdinislam.Com
« : Haziran 18, 2008, 08:55:41 am »

 Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.236 Saniyede 27 Sorgu ile Oluşturuldu (Pretty URLs adds 0.024s, 3q)