 |
 |
 |
|
Genel Yönetici
    
Cömertliği: 575
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 960
| |
 |
 |
 |
|
 |
« : Nisan 30, 2008, 09:20:43 am » |
|
Ağlamak büyük bir meziyetir. Her yürek ağlayamaz bazen bir kuran okuyuşuna, bazen de günahların affına bazen de insan kardeşleri için ağlar. Allah katında makbul insanlar, Allahu tealayı anıp gözyaşı döken insanlardır. Allahu teala şöyle buyurmuştur:
"Ağlayarak yüzüstü kapanırlar. Kur'an onların huşuunu arttırır" (İsra suresi/109)
Ebu hureyre'den (r.a) rasulullahın (s.a) şöyle buyrulduğu rivayet edilmiştir; ''Yedi sınıf insan vadırki, kendi gölgesinden başka gölgenin olmadığı bir günde Allah onları arşının gölgesi altında gölgelendirir: Bunlar, Adaletli devlet başkanı, Allah'a ibadetle yetişen genç, Kalbi mescitlere tutkun kimse! Allah rızası için birbirini sevip, bu sevgi ile bir araya gelip, bu sevgi ile ayrılan iki kişi, mevki sahibi güzel bir kadının zina teklifine ''Allah'tan korkarım'' diye cevap veren kimse, sağ elinin verdiğini sol eli duymayacak şekilde gizli sadaka veren kimse, kendi başına kaldığı zaman Allah'ı anarak gözyaşı akıtan kimse'' (Buhari ve Müslim)
Bazen hangimiz istemeyiz ki Rabbe yalvarmak yalvarırkende hıçkırıklra boğulmak: Doyasıya ağlamak hıçkırmak. Rabbimiz bizi bilen bizi duyandır. İnşallah o affettiği kullar zümresine bilerde dahil oluruz. Abdullah b eş-Şıhhır (r.a) der ki, ''Peygamberimizin yanına gelmiştim, namaz kılıyordu. Ağladığından, göğsünden kaynayan tencere sesi gibi bir ses geliyordu'' (Tirmizi ve Ebu Davud)
Enes (r.a) der ki; Rasulullah (s.a) bize şimdiye kadar işitmediğimizbir hudbe okuyarak şöyle buyurdu; ''Eğer bildiğimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız'' Enes (r.a) der ki; Rasulullah'ın ashabı bu söz üzerine yüzlerini örttüler, hıçkıra hıçkıra ağladılar.'' (Buhari ve Müslim)
İbn Mesud'dan (r.a) rivayet edilmiştir; ''Rasulullah (s.a) bana ''kuran oku'' dedi'' Ya Rasulallah! Kuran sana inmişken ben nasıl okurum dedim. O da, ''Onu başkasından duymak istiyorum'' dedi. Nisa suresini okudum. ''Her ümmetten bir şahit getirip, seni onlar üzerine şahit getirdiğimiz zaman onların hali nolacak?'' ayetine gelince ''Şimdilik bu kadar yeter'' buyurdu. Bir de baktım ki, gözleri yaşla dolmuştu.'' (Buhari ve Müslim)
İbrahim b. Abdurrahman b. Avf der ki, ''Oruçlu olduğu bir gün Abdurrahman b. Avf'a iftar yemeği getirildi. O da şöyle dedi; ''Benden daha değerli olan Mus'ab b. Umeyr şehid edildiğinde hırkasından başka kefenleneceği birşeyi bulunmamıştı. Onunla başı örtülse ayakları, ayakları örtülse başı açık kalıyordu. Sonra bize dünyalıktan verildi de verildi. Öyle ki, iyiliklerimizin karşılığı dünyada verilmeye başlandı, ahirete bir şey kalmayacak diye korktuk'' Bu sözleri söyledi, ağlamaya başladı ve iftar edemedi'' (Buhari)
|