 |
 |
 |
|
tHe sLave
Site Sahibi
    
Cömertliği: 3214
Online
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3072
'En Büyük Sloganım Bu, Daimen: ALLÂH-U EKBER!'
| |
 |
 |
 |
|
 |
« : Mayıs 29, 2008, 03:42:07 pm » |
|
Maneviyat büyükleri nasıl düşünüyorlar?..
Zihnimizi günlük meşguliyetler adeta istila ve işgal ediyor, ciddi konuları, hele hayatımızın gayesine ait meseleleri düşünmeye neredeyse fırsat bile bulamıyoruz. Bu durumda geçmişin zihnini gereksiz konulardan koruyan maneviyat büyüklerinin düşünceleri aklımıza geliyor, hayatı nasıl yorumlayıp nasıl düşündüklerini merak etmeye başlıyoruz.
Bu sebeple bugün sizlere, Sultan Mahmud Gaznevi `nin sıkça ziyaret ettiği geçmişin bir maneviyat büyüğü olan Ebul Hasan Harkani `nin (H. 425-M. 1034) düşünce dünyasından örnekler sunmak istiyorum. Bakalım nasıl düşünüyor, bize nasıl örnek oluyor bir görelim.
***
Kendi asrının kudretli sultanı Mahmud Gaznevi , maneviyat büyüğü Ebul Hasan-ı Harkani `yi Harkan`daki medresesinde ziyarete gelir, selam verip otururken ayağa bile kalkmadan selamını alıp sohbete başlayan Ebul Hasan , sohbetten sonra Sultan kalkıp giderken kendisi de kalkıp Sultan `ı kapıya kadar uğurlamayı ihmal etmez.
Bu iki farklı tavır dikkatini çeken Sultan , merakını yenemeyerek sorar: - Efendi Hazretleri der, geldiğimde yerinizden bile kımıldamadınız; ama giderken kapıya kadar uğurlama lütfunda bulunuyorsunuz, hikmeti ne ola ki?
Duyarlı mürşidin ince cevabı şöyle olur: - Siz gelirken ayağa kalkmayışım, padişah gururuyla gelişinizi tenkit içindi. Giderken kapıya kadar uğurlayışım da derviş tevazuuyla dönüşünüzü tebrik içindir. Siz niyetinizi düzelttiniz, ben de tavrımı!
Bunun üzerine Mahmud Gaznevi ricasını şöyle dile getirir: - Ne olur, sizi sık ziyaret etmeme izin verin lütfen. Gönlümüze hücum eden yanlış düşünceleri ancak böyle ziyaretlerle düzeltebiliyoruz...
***
1- Günaha maruz kalmadan tamamladığınız günü, Peygamber (sas )`imizle yaşadığınız bir gün olarak düşünebilirsiniz. Demek ki, günahlı şekilde tamamladığımız günü de Peygamber(sas )`imizden uzak yaşadığımız gün diye yorumlamalıyız.
2- Cennette tuba ağacının altında Allah (cc )`ı hatırlamadan yaşamaktansa, dünyada dikenli bir ağacın altında Allah (cc )`ı hatırdan çıkarmadan yaşamayı tercih ederim. Bunun açıklaması şu olmak gerek: Allah (cc )`ı hatırlamadan yaşadığımız yer ne özellik ve güzellikte olursa olsun bizi memnun etmemelidir. Allah (cc )`ı hatırlayarak yaşadığımız yer de ne zorluk ve yoklukta olursa olsun bizi mutlu kılmalıdır...
3- Allah (cc ) senden nasıl, gelmeyen vaktin namazını istemiyorsa, sen de Allah (cc )`tan gelmeyen vaktin rızkını isteme. Unutma ki, peşinden koştuğun dünya senin padişahın olur, peşinden koşmadığın dünyaya sen padişah olursun.
4- İki kişinin çıkardığı fitneyi bazen şeytan bile çıkaramaz. Biri, ilmini şöhret için kullanan riyakar alim; diğeri de cehlini tasavvufla örten cahil sufi .
5- İhtiyaç içinde kıvranan bir kardeşine yadım ederek kalbini kazanmayı, kabul olmuş nafile hac`dan üstün görmezsen, ne kazandığını bilmiyorsun demektir. Nitekim böyle bir ihtiyaç sahibine ilgisiz kalmayı da nafile hac sevabından mahrum kalma olarak görmüyorsan neyi kaybettiğini de bilmiyorsun demektir.
6- Kazancın en değerlisi, kendi emeğinle kazandığındır. Arkadaşın en değerlisi yanlış yaptığında seni ikaz edendir. Hanımın en değerlisi de haram kazanca seni zorlamayandır.
7- Peygamber (sas )`in mirasçısı alimlerden ibaret değildir. İlminiz ne olursa olsun sünneti tatbik ediyorsanız `ben de Peygamber (sas )`in mirasçısıyım` diyebilirsiniz.
2005-11-17
Zaman
|