 |
 |
 |
|
tHe sLave
Site Sahibi
    
Cömertliği: 3962
Online
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 3507
'En Büyük Sloganım Bu, Daimen: ALLÂH-U EKBER!'
| |
 |
 |
 |
|
 |
« : Nisan 06, 2008, 06:24:08 pm » |
|
* Peygamber efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyuruyor ki:
(Bir odada şu kadar bir iplik haramdan olsa, bu odada kılınan namaz kabul olmaz.)
Büyükler buyuruyor ki:
(Bir dank, yani bir kuruş, üzerinde kul hakkı olan Cennete giremez.)
İnsanın giydiği elbisenin tamamı helal olsa, bir düğmesi, bir ipliği haram olsa, bu elbise ile kılınan namaz helal olmaz.
Peygamber efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” yine buyuruyor ki:
(Ahirette sırat köprüsünde her Müslümana yedi sual sorulacaktır. Yedinci sualden Peygamberler dahi korkmuştur. Birincisi imandan sorulacaktır, ikincisi namazdan, üçüncüsü oruçtan, dördüncüsü hacdan, beşincisi zekattan sorulacaktır. Altıncısı gusülden sorulacaktır. Yedinci suale gelince, orada bu sualden Peygamberler de, ben de hepimiz korktuk. O da kul hakkıdır! )
İşte, o kul hakkının da hesabı verildikten sonra, karşı tarafa geçiliyor, Cennete girilebiliyor.
Kul haklarından bir tanesi, gıybet ve dedikodudur. Duyduğunda kalbi kırılacak bir lafı, bir kimsenin arkasından konuşmak, gıybettir. Gıybet, zinadan bile günahtır, kul hakkına girer, kalb kırmaya girer. O halde sakın ola ki, hiç bir müslümanın, hiç bir şekilde aleyhinde konuşmamalı. Onun hesabını Cenab-ı Hak görecektir.
Gıybetin yol açtığı en büyük günahlardan biri de, kalb kırmaktır. Küfürden sonra en büyük günah, kalb kırmaktır. Kâbe’yi yıkmaktan, daha büyük günah. Kalbi kırılan bir müminden, onun bedduasından çok korkmalı.... Kalb, nazargâhi ilahidir. Cenab-ı Hakkın komşusudur. Eğer kalb incitilirse yanındaki de incitilir. O halde müslüman olsun, kâfir olsun hiç kimsenin, kalbini kırmamalı. Aksine, iyilik yapmalı.
* Allahü teâlâ iyilik murat ettiği kullarını iyilikte, felaket murat ettiği kullarını, felakette kullanır. Müslüman için, en büyük felaket, nimetin kıymetini bilmemek olur.
* Eden kendine eder. Hata kusur görmemeli, olmuşu da affetmeli. Hazret-i Muaviye’ye (radıyallahü anh) demişler, efendim siz valilikte çok kaldınız, hiçbir halife sizi değiştirmedi bunun hikmeti nedir? Buyurdu ki: Resulullah efendimizin bir hadis-i şerifine sarıldım, çok rahat ettim, herkes benden memnun kaldı. Cenab-ı Peygamberden işittim [ravisi o], Peygamberimiz aleyhissalatü vesselam; buyurdu ki
(Ya Muaviye, iyilik edene iyilik et, kötülük edeni affet)
* Şan şöhret insanı rahatlatmaz. Para olur, şöhret olur; fakat huzur olmaz.
* Bir kişi, [etraftakiler duysun diye, riya olarak] yüksek sesle besmele çekerek dükkanını açsa, kazancı uygun olmaz.
|