 |
 |
 |
|
»º©º«SeMa»º©º«
Üst Düzey Yönetici
    
Cömertliği: 1673
Online
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 2350
Ezanla dirilmek..Namazla yaşamak..İmanla ölmek..
| |
 |
 |
 |
|
 |
« : Mart 28, 2008, 08:19:09 pm » |
|
Dinimiz, insanın kendi kendisini öldürmesini, başkasını öldürmesinden daha vahim ve daha büyük bir günah saymıştır.
İnsanın canı kendisine emanettir. Hiç kimse kendi canının sahibi değildir. Kendisi üzerinde hiç kimse dilediğini yapmaya yetkili de değildir. Bütün semavî dinlerin günümüze kadar ortak taşıdığı özelliklerinden birisi “Nefsi (canı)korumak”tır. Bu , insan oğluna yüklenen önemli bir sorumluluktur. İnançlı insanlar bu sorumluluğun idraki içinde olduğu içindir ki en ağır hayat şartları karşısında bile böyle bir yola baş-vurmamışlardır ve de vurmazlar. Çünkü canını korumak imanın gereği olduğuna inanmışlardır.
“İnsanların, musibet yönünden en ağırına maruz kalanları peygamberlerdir, sonra velilerdir, sonra derecesine göre bunlara benze-yenlerdir.” Şeklindeki sadık haber ortada olduğu halde bu zatlardan böyle yollara başvurulduğu görülmemiştir.
Peygamber (s.a.v) zamanında böyle bir yola baş vuranlar olmuşsa da cenazeleri, peygamber (s.a.v) tarafından kıldırılma nimetinden mahrum bırakılmışlardır.
İntiharın Ahiret Yönü: Intihar edenler, hayatlarına son vermekle rahata kavuşacaklarını zannederler, halbuki hiç de böyle değildir. Ahirette tahammul etmesi çok zor cezalara çarptırılacağını şu hadis-i şeriflerden birlikte öğrenelim.
1-Dahhakin oğlu Sabitten; dediki: Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim İslam dininden başkası ile yemin ederse o, dediği gibidir. Kim kendi kendisini bir şey ile öldürürse, cehennemde aynı şey ile azab edilecektir. Mü’min bir kişiye lanet etmek onu öldürmek gibi günahtır. Kim bir mü’mine küfür isnad ederse bu da onu öldürmek gibidir.” (1)
2-Ebu Hureyre (r.a) den; Resulullah (s.a.v) dan naklen dediki: “Kim bir tepeden kendini aşağıya atıp, kendi kendini öldürürse o, ebediyyen devamlı Cehennemde yuvarlanır. Kim zehirli bir madde içerek kendini öldürürse o, ebediyyen elinde zehiri olacak ve devamlı cehennemde onu içecektir. Kim kendini demirden bir aletle öldürürse o, demir aleti elinde ebediyyen cehennemde onu karnına saplayıp duracaktır. (2)
Görülüyorki intihar kurtuluş çaresi değildir, aksine ebedi olan ahiret hayatını karartmaktadır. Kurtuluşun yolu sırat-ı müstakîm diye ifade edilen hak yolda yürüyüp başa gelen musibetlere karşı sabır ve tehammüllü olmaktır. Her zorluğun arkasında bir kolaylık her mağlubiyetin arkasında bir zafer vardır. Eğer insanlar inanarak kararlılık gösterebilirse...
İntiharın Fıkhı Hükmü: İslam Alimleri, müctehid imamlar intihar edenin cenaze namazının kılınıp kılınmayacağı konusunda farklı görüşler ileriye sürmüşlerdir. Bu farklılığın sebebi de Resulullah (s.a.v)’in gününde meydana gelen şu olaydır:
Sümrenin oğlu Cabir’den dediki: “bir adam kendi kendini bıcakla öldürdü de Resulullah (s.a.v) onun cenazesini kılmadı” (3) Bu rivayete dayanarak bazı müctehid imamlar intahar edenin cenaze namazının kılınamayacağını söylemişlerdir. İmam Azam hazretleri başta olmak üzere diğer üç mezhebin imamı cenazenin kılınabileceğini ancak büyük imamın yani devlet yöneticinin kıldıramayacağını söylemişlerdir. Bunların gerekcesi de Resulullah (s.a.v)’in intihar eden kişinin cenaze namazını kılmamasını ancak başkasının kılmasını engellemediğini söylemeleridir. Yani Peygamber (s.a.v) o kişinin cenaze namazını kılmamıştır ama başkalarına da kılmayın dememiştir. Bu itibarla bu hâdiseye tepki olsun diye imam kendisi değil de başkaları kılabilir demişlerdir.(4)
Her halukarda ihtilaflı bir konu olduğunu düşünerek insanların böyle bir yola başvurmaktan şiddetle sakınmaları gerektiğini söyleyerek burada yazımızı noktalarken böyle bir duruma tevessül edenlerin yakınlarına baş sağlığı dileyerek bütün insanlar böyle bir duruma düşmekten korumasını yüce Mevladan niyaz ederiz.
_____________________
(1)Buhari Kitabu’l-İman hadis nr:159 , Müslim Kitabu’l İman hadis nr:160
(2)Buhari Kitabu’d-Tıbbi hadis nr:5333, müslim kitabul İmam Hadis nr:158, Ebu Davud Dıbb nr:3374
(3)Buhari Hariç Kütüb-i Sittenin beş imamı bu hadisi rivayet etmişlerdir.
(4)bkz. El-Cevheret’ün - Neyyire 1/ 145 Fazilet Neşriyat 1978 İst., Rahmet’ül Ummeh fi İhtilaf’il- eimme 68 Darül Kütüb’il -İlmiyye 1995 Beyrut.
|